Powered By Blogger

14 Nisan 2018 Cumartesi

MAVİ MERSEDES (1977)


Yönetmen: Yücel Uçanoğlu
Senaryo: Vural Pakel
Görüntü Yönetmeni: Suat Kapkı
Yapım: Barış Prodüksiyon/Vural Pakel

Set Elemanları: Baki Soğukpınar, Hacı Fidan, Yusuf Avcı, Aslan Gül, Prodüksiyon Amiri: Mustafa Oğuz, Senkron ve Montaj: İsmail Kalkani Süleyman Karakaya, Ses Mühendi-si: Necip Sarıcıoğlu, Negatif Montaj: Mahmut Eskici, Kâzım Çakırman, Laboratuar: Türker Vatan, Kamera Asistanları: Sedat Ülker, Ömer Atabey, Yardımcı Yönetmen: Ümit Efekan,
Yeni Stüdyo Renkli laboratuarında basılmıştır

Oyuncular: Serdar Gökhan, Bahar Erdeniz, Ahu Tuba, Bilge Zobu, Demircan Türkdoğan, Diler Saraç, Baykal Kent, Ayşen Selvi, Handan Kavaklı, İbrahim Uğurlu, Ata Saka, İbrahim Kurt, Yılmaz Kurt, Çetin Başaran, Garibe Gündem, Küçük Yıldızlar: Metin Oğuz, Gülin Oğuz, Tülin Oğuz,

kONU: Film, kaza geçirmesine sebebiyet verdiği polis memuru Murat’a âşık olan Pınar’ın hikâyesini anlatır. Murat, çok başarılı bir polis memurudur. Zengin bir aileye mensup olan Pınar ve arkadaşlarını uyuşturucudan dolayı gözaltına alınca, Murat trafik şubeye alınır. Fakat Murat, bu defa da Pınar’ı hız sınırını aşmaktan dolayı yakalar. Pınar, babasının nüfuzu sayesinde yine serbest bırakılır. Murat süratli araba kullanmaya devam eden Pınar’ı motosikletle takip ederken, Pınar’ın elinden bıraktığı eşarp yüzüne gelir ve kaza yapar. Pınar bu olaydan sonra vicdan azabı duyarak hastanede Murat’la yakından ilgilenmeye başlar. İkili bir süre sonra birbirine âşık olacaktır. (İbrahim Veli Sözer)

LiSELİ KIZLAR (1977)


Senaryo ve Yönetmen: Orhan Elmas
Foto Direktörü: Çetin Tunca, Taner Öz
Yapım: Elif Film/Atilla Gökbörü, Berin Giz

Montaj Şefi: Özdemir Arıtan, Laboratuvar Şefi: Recai Karataş, Sesleri Alan: Tuncer Aydınoğlu, Set Teknisyenleri: Hacı Fidan, Sami Meriç, Cengiz Öktem, Işık Teknisyenleri: Rıdvan Varol, Mehmet Varol, Hüseyin Aldemir, Hüseyin Sakal, Prodüksi-yon: Mustafa Eti, Asistanı: Tevfik Atakan, Acar Film Stüdyosunda hazırlanmıştır)

Oyuncular: Necla Nazır, Itır Esen, Neslihan Danışman, Selçuk Özer, Cemal Gencer, Cem Kurtiz, Saadet Gürses, Turgut Boralı, Ayfer Feray, Osman Alyanak, Tevhid Bilge, Selim Naşit, Muadelet Tibet, Leman Akçatepe, Orhan Elmas, Yavuz Şeker, Renan Fosforoğlu, Buket Işılay, Mesut Sürmeli, Belgin Koçak, Nilüfer Nutku, Belkıs Gökçe, Lamia İşsever, Aysun Işılay, Şeref Çokşeker,

Konu: Sınıf arkadaşı olan, farklı toplumsal sınıflardan gelen üç kız arkadaş okulun dertsiz günlerinde sinema artisti fotoğ-raflarına bakarak gelecek düşleri kurarlar, mezun olduklarında, belli bir süre sonra belli bir gün buluşmaya söz verirler. Farklı aile yapıları,. umut dolu bu genç kızlara değişik gelecekler hazırlar. Yoksul aileden gelen kız. ilk aşk macerasından sonra düş kırıklıkları ile kötü yola düşer kentsoylu, öğrenimi tamamlayarak mutlu bir yuva kurar: zengin şımarık kız güzelliği ile başarılar elde eder sefahat alemlerinde bir süre yükselirse de sonra bir otel odasında, intihar eder. Buluşma günü fakir kız gelir, fakat ailesi ile gelen arkadaşına görünmek istemez, buluma yerinden ayrılırken kaldırımda zengin ailenin kızının intihar haberinin yer aldığı gazete parçaları vardır. Elmas 24 yıl sonra aynı konuyu ele alırken filmin renklenmesi dışında fazla değişiklik ol-maz. Üç kız arkadaşın bir artist fotoğrafına bakarken başlayan serüvenleri, finalde yeni yetişmekte olan üç genç kızın, günün popüler yeni bir artistin fotoğrafına bakmaları görüntüleri ile biter.

Not: Film 1959 yapımı Muhterem Nur'un başrolünü oynadığı “Üç Kızın Hikayesi” (Orhan Elmas) filminin 2. çevrimi.

► 1977 yılında çekilen bu versiyonda ana karakterlerin isimleri farklıdır . Muhterem Nur'un karakterini Necla Nazır Sema Pekiş'in karakterini Itır Esen, Leyla Sayar'ın karakterini de Neslihan Danışman can-landırmış. Betigül'ün babası rolünü 77 versiyonunda Turgut Boralı, annesini de Ayfer Feray oynuyor.

Not: Filmin ilk çekimi 1959 yılında yine Orhan Aksoy yönetiminde “Üç Kızın Hi-kâyesi” adı altında filme çekilmiştir.


LEYLA (1977)


Senaryo ve Yönetmen: Yücel Uçanoğlu
Foto Direktörü: Seraç Karan
Yapım: Sinan Film/Nami Dilbaz

Oyuncular: Arzu Okay, İhsan Baysal, Demircan Türkdoğan, Perihan Ateş, İhsan Yüce

Konu: Şımarık ve züppe bir genç kızın sonu acıyla biten öyküsü

LANET “İLENÇ” (1977)


Senaryo ve Yönetmen: Mesut Uçakan
Foto Direktörü: Seraç Karan
Yapım: Sur Filmcilik ve reklamcılık A.Ş. Ömer İ. Tekinkaya

Montaj Şefi: Özdemir Arıtan, Stüdyo Şefi: Recai Karakaş, Seslendirme Yönetmeni: Tuncer Aydınoğlu, Set Amiri: Ekrem Çınaroğlu, Set Teknisyenleri, Samim Meriç, Aslan Gül, Prodüksiyon Asistanı: Sami Kılıç, Reji Asistanları: Yaşar Sadoğlu, Şevket Demirkaya,

Konu:  Arayan bir gençlik kesiminin var olması ve bunun düşüncülerini sinema yoluyla da anlatmaya çalışması doğal .. Bu tür bir sinemaya karşı olmadığımızı, bu sü-tunlarda sırası geldiğinde bir kaç kez ortaya koyduk. Hele Türkiye gibi karışık bir dönemde yaşayan bir toplumda sözgelimi İsmet Özel gibi solculuğun uç noktalarından maneviyatçılığın uç nok-talarına geçmiş ozanların bulunduğu düşünülürse, bu tür bir "değişim"in, özel bir durum olmasına karşın anlatılmaya çalışılmasının ilginç olacağı düşünülebilir ...

Ne var ki Mesut Uçakan, bunu yapacak kişi değil... "Türk Sinemasında ideoloji" isimli kitabın yazarı, kamerayı da kalem kadar beceriksizce kullanıyor. "Lanet", anlatılmaz ilkellikle, tutarsızlıkta bir film ... En "ciddi" sahnelerinde istemeden komik olan kötü oynanmış kötü yönetilmiş bir yapım ... Saraçhane parkında Uzak doğu rahipleri gibi kendini yakarak intihar eden Müjde Ar’la birlikte sağcı görüşün Mesut Uçakan ve benzerlerine bağladığı sinemasal umutlar da kavrulup gidiyor. “Atilla Dorsay, “Sinemamızın Umut Yılları” syf, 226 ”

KÜKREYEN ASLAN (1977)


Senaryo ve Yönetmen: Yılmaz Duru
Kamera: Dinçer Önal
Yapım: Tuğra Film/Yılmaz Duru

Laboratuvar Şefi: Sabahattin Hoşsöz, Laboratuar: Ziya Uçak, Ahmet Kuru, Recep Çakmak, Ses Mühendisi: Feridun Kınay, Montaj ve Senkron: Bayram Türkkan, Negatif Montaj: Erhan Dursun, Işık Direktörü: Rıdvan Varol, Yönetmen Yardımcısı: Korhan Yurtsever, (İpek Film Stüdyosunda hazırlanmıştır )

Oyuncular: Yılmaz Duru, Faruk Peker, Betül Aşçıoğlu, Romina Terry, Faruk Mert, Tarık Şimşek, Renan Fosforoğlu, Ahmet Kostarika, Osman Han, Tevfik Şen, Mehmet Yağmur, Çetin Başaran, Ergun Şimşek, Yaşar Güçlü, Remziye Fırtına, İbrahim Uğurlu, Rıdvan, İlhan Hemşeri,

Konu: İnsan sevgisini anlatan bir film. Aslında filmin senaryosu, Sabah Duru’ya ait. Kaynaklarda bu isim geçmekteyse de, filmin jeneriğinde Yılmaz Duru’nun adı yer almakta.

Bu konuya açıklık getirmek amacıyla sayın Sabah Duru ile sanal ortamda yaptığım yazışmamızı aynen aşağıya aktarıyorum.

Çekim aşamasında ben Azerbaycan’daydım. Yılmaz senaryoda benim benimsemediğim değişikler yapmış ve film bana yabancıydı. Bu yüzden jeneriğe ismimi koydurtmamıştım. Şimdi düşünüyorum da tutumum yanlış. Senaryoyu yönetmen öyle yorumlamış varsın yazılsaydı. Sanki pek çok senaryosunu yazdığım filmler çok mu mükemmeldi. Gençlik işte, Ama bir yerde de doğruydu tutumum, Örneğin, şimdi olsa zaten sözleşme yaparak değişik yorumlamayı önlerdim. Dikkatinizi çok değerli buluyorum selam ve sevgilerimle”


KÜÇÜK EV (1977)


 Senaryo ve Yönetmen: Safa Önal
Kamera: Orhan Kapkı
Yapım : Er Film/Berker İnanoğlu

Oyuncular : Necla Nazır, Sezer İnanoğlu, Beyk İmanverdi, Ayşe Öke, James Roger, Erol Taş, Fatoş Tez, Uğur İlter, Yüksel Güzel, Osman Alyanak, Atilla Ergün, ismail Hakkı Şen, Yılmaz Kurt, İlhan Hemşeri,

Konu: Küçük bir balıkçı kasabasında yaşayan Ayşe ile Sezer kardeşler, aileleri ile mutlu bir yaşam sürmektedirler. Çok çalışkan bir öğrenci olan Sezer'i, balıkçılıkla uğraşan babası okutmak istemekte ise de bunu sağlayacak parayı bulamamaktadır. Çok namuslu olan baba, sadece Sezer'i okutmak için teknesiyle bir kaçakçılık yapar, ancak başı fena halde derde girer.


KUŞKU (1977)


Senaryo ve Yönetmen: T. Fikret Uçak
Foto Direktörü: Rafet Şiriner
Yapım: Aslan Film/Turgut Öcal

Oyuncular: Ünsal Emre, Müge Güler, Hadi Çaman, Canan Candan, Tevhit Bilge, Nizam Ergüden, Yasemin Özgül,

Konu: Filmde, babasının ölümü üzerine psikolojisi bozulan Aysel’in başına gelenler anlatılır. Mithat polisiye romanlar yazan bir yazardır. Aysel, babasının sürekli cinayetler tasarlamasını, ölümle uğraşmasını hoş karşılamamaktadır. Mithat’ın karısı, bir uçak kazasında ölmüştür. Fakat polis cinayetten şüphelenmektedir. Bir gün Aysel ile babası Mithat trafik kazası geçirirler ve Mithat ölür. Bu kazadan sonra Aysel sürekli halüsinasyonlar görmeye başlar. Tur rehberi olarak çalışan Şahin, Aysel’i sakinleştirmek için seyahate çıkarır. Bu yolculuk sırasında tüm ölümlerin ardındaki perde aralanacak, katil ortaya çıkacaktır. (İbrahim Veli Sözer)


KÖRDÜĞÜM (1977)


Yönetmen: Tolgay Ziyal
Senaryo: Tolgay Ziyal, Erbil Altınay
Kamera: İzzet Akay, Kenan Kurt
Yapım: Çiler Film/Semih Sarıoğlu

Renk Uzmanı: A. Tümay Rızai, Laboratuar: Armağan Köksal, Şems Tokgöz, Selahattin Kılıççeken, Sesleri Alan: Rauf Tözüm, Kurgu ve Eşleme: Mustafa Kent, Ender Işık Servisi, Şef: Aydın Yurteri, Kamera Teknisyeni: İzzet Akay, Kenan Kurt, Yapım Yönetmeni: Mehmet Gonca, Yönetmen Asistanı: Erhan Sökmen, (Ar Renkli Film Stüdyosunda ha-zırlanmış ve seslendirilmiştir)

Oyuncular: Hakan Balamir, Hale Soygazi, Oya Başar, İlhan Hemşeri, Selçuk Özer, Selim Naşit, Ayfer Feray, Mehmet Gonca, Dündar Aydınlı, Niyazi Gökdemir, Küçük Yıldız: Ayşe Mat

Konu: Film, bir sahil kasabasında yaşananları anlatır. Murat, karısının ölümünden sonra İstanbul’dan kızı Ayşe ile birlikte bu sahil kasabasına taşınır. Balıkçılıkla uğraşan kasabalılar, piyasaya hükmeden kabzımal nedeniyle emeklerinin karşılığını alamamaktadır. Kasabalılar bu duruma çare olması için Murat’tan yardım ister. Öte yandan tur rehberliği yapan Alev, Murat’a âşıktır. Fakat Murat, karısının ölümünden sonra hiçbir kadına karşı herhangi bir his beslememektedir. Kabzımal, işlerini baltalayan Murat’tan kurtulmak için onu bıçaklar. Bu olay Alev ile Murat’ın yakınlaşmasını sağlayacaktır. (İbrahim Veli Sözer)

KORKUSUZLAR (1977)


Senaryo ve Yönetmen: Mehmet Aslan
Foto Direktörü: İzzet Akay
Yapım: Umut Film / Abdurrahman Keskiner

Oyuncular: Ünsal Emre, Yılmaz Köksal, Aynur Akarsu, Zerrin Doğan, Özcan Özgür, Canan Candan, Ahmet karaca

Konu: Gangsterlerle mücadele eden iki polis arkadaşın öyküsü.

KIZINI DÖVMEYEN DİZİNİ DÖVER (1977)


Yönetmen : Temel Gürsu
Senaryo: Erdoğan Tünaş
Kamera: Sertaç Karan
Yapım: Öz Film/Tanju Gürsu

Seyfettin Özkasap Telesine: MK-III Rank Cintel, Topsy Operatörü: İ.Halil Öner, Jenerik: Oktay Cengiz, Teknik Yönetmen: Ertan Küçükoktay, Sesleri Alan: Tuncer Aydınoğlu, Montaj: Özdemir Arıtan, Prodüksiyon Amniri: Yücel Türoğlu, (Türk-Kan Film Stüdyosunda hazırlanmıştır).

Oyuncular: Müjde Ar, Mahmut Cevher, Ferhan Şensoy, Sevda Aktolgalı, Muhip Arcıman, Ayfer feray, Nedret Güvenç, Baykal Kent, Selim Naşit, Ekrem Dümer, Ayla Oranlı, İlhan Hemşehri, Lamia Yal, Meral Kurtuluş, Müşfik Kenter

Konu: Bir foto-model genç kızla, komşu ailenin doktoru arasında geçen aşk öyküsü.

KANUNSUZ SOKAK (1977)



Senaryo ve Yönetmen: Melih Gülgen
Foto Direktörü: Sertaç Karan
Yapım: Topkapı Film/Yaşar Tunalı

Prodüksiyon Amiri: Özdemir Akın, Edeka Işık Servisi, Şef: Halit Aysan, Kamera Asistanları: Fikret Temizer, Selâhattin Hiçdurmaz, Serdar Servidal, Reji Asistanı: Semih Servidal, Sesleri Alan: Marko Buduris, Laboratuvar Şefi: Cemil Orhon, Yardımcıları: Bayram Güzel, Erol, Montaj ve Senkron: Süleyman Karakaya, Negatif Montaj: Mahmut Eskici, (Yıldız Film stüdyosunda hazırlanıp seslendirilmiştir)

Oyuncular: Behçet Nacar, Cihangir Gaffari, Necla Fide, Melek Görgün, Haydar Karaeri Erdoğan Seren, Zeki Sezer, Kadir Kök, İhsan Gedik, Ahmet Şenses, İhsan Bayraktar, Doğan Tamer, Feri Cansel

Konu: Beyaz kadın ticareti yapan bir şebekenin iç yüzünü ortaya çıkaran ve acımasız katillerine acımayan hırslı bir polisin öyküsü.

KAN (1977)


Yönetmen: A. Remzi Jöntürk
Senaryo: Mehmet Aydın
Öykü: Nurettin Arışen
Görüntü Yönetmeni: Orhan Kapkı
Yapım: Deniz Kalkavan

Yardımcı Yönetmen: Tarık Gün, Kamera Asistanı: Süha Kapkı, Seslendiren: Necip Sarıcıoğlu, Renk Uzmanı: Türker Vatan, Negatif Kurgu: Mahmut Eskici, Kâzım Çakırmanoğlu, Set Teknisyenleri: Şeref Yılmaz, Cengiz Ökten, Turan Alok, Süleyman Çakmak, Sonay Kanat, Işıklar: Recep Biçer, Prodüksiyon Müdürü: Hasan Baykara, Prodüksiyon Yöneticisi: Kolombo Hamit, (Yeni Stüdyoda hazırlanmış ve seslendirilmiştir).

Oyuncular: Kadir İnanır, Necla Nazır, Suna Yıldızoğlu, İhsan Yüce, Yıldırım Gencer, Baykal Kent, Nuri Tuğ, Mümtaz Ener, Diclehan Baban, Halit Vurgun, Aysel Gürel, Coşkun Göğen, Cihan Savaşan, Levent İnanır

Konu: Bir kiralık katille, şımarık zengin bir kızın aşk öyküsü. Sonunda sevdiği kızın (Necla Nazır) babasını öldüren Kadir İnanır’ın cezasını da Necla Nazır verecektir.

KAÇAKLAR (1977)




Yönetmen: Savaş Eşici
Senaryo: İhsan Yüce
Kamera: Salih Dikişçi
Yapım: Barış Film/Savaş Eşici

Oyuncular: Tamer Yiğit, Selen Büke, Baki tamer, Doğan Tamer, Tahsin Koray, Nilgün Ceylan, Ayşen Selvi
Konu: Hapishaneden kaçan kan davalı bir katille, intihara teşebbüs etmek isteyen kanserli bir genç kızın öyküsü.

İSTASYON (1977)


Yönetmen: Şerif Gören
Senaryo: Bülent Oran
Kamera: Çetin Tunca
Yapım: Gülşah Film/Selim Soydan

Yardımcı Yönetmen: Turgut Çeviker, Yönetmen Yardımcısı: Erdoğan Kar,

Oyuncular: Cüneyt Arkın (Gırgır Ali), Hülya Koçyiğit (Yasemin), Erol Taş (Palandöken), İ. Hakkı Şen (Osman), Hüseyin Kutman (Komiser), Şeref Çokşeker, Leyla Somer, Raşit Güven, Leyla Yaşar, Sabahat İzgü, Aydın Haberdar, İhsan Gedik, Muzaffer Civan, Rukiye Göreç, Mustafa Yavuz, Leyla Başar, Reşit Güven, Hakkı Kıvanç

Konu: Gırgır Ali (Cüneyt Arkın) şamatasına yaşayan ve saçma sapan işler yaparak para kazanan bir adamdır. Günün birinde karanlık işler çevirdiği dönemlerdeki bir arkadaşı ondan ünlü şarkıcı Hülya’yı (Hülya Koçyiğit) kaçırmasını ister. Ali’de kaçıracağı kişinin boy ölçüsüne göre bir ücret talebinde bulunur ve anlaşarak kızı kaçırır. Ne var ki zaman içinde Hülya ile birbirlerine aşık olurlar ve işler değişir, bu durum Ali’nin kızı kaçırması için anlaşma yaptığı arkadaşının hiç de hoşuna gitmemiştir…

► "İstasyon", sürprizler içeren bir film... · İsminden ve yıllardır ilk kez bir araya ge-len iki ünlü oyuncusundan ötürü, iddialı, "büyük", dramatik olanakları geniş bir konu ve bir "tren filmi" bekliyorsunuz. Oysa film hiç de öyle gelişmiyor. Bir ka-badayı tarafından kaçırılan ünlü bir ses yıldızının öyküsü, kapalı bir dekor içinde gelişen ve sinemamızın pek sevdiği türden, "iki zıt kişiliğin çatışması ve sonunda birbirine aşık olması" teranesine dönüşüyor. Ana çizgileri itibariyle pek özgürlük içermeyen bir senaryo bu... Ne var ki, bu olumsuz sürprizlerin yanı sıra, "İstasyon"da olumlu bazı öğeler de var. Arkın ve Koçyiğit’in çok iyi "tiplenmiş" olmaları, oyun biçimleri artık iyice bilinen ve sürprizler taşımayan bu iki oyuncunun, kişiliklerine inandırıcılık getirme-lerine yetmiş. Oran - Gören ikilisinin çalışması, ayrıca bu "zoraki başa başlıktan, sinemamızda alışılagelenin aksine, abartıImamış, kalıpları yer yer kırabilen, güldürü ve duygu dozu iyi ayarlanmış bir film çıkarabiliyor. Ama, daha da önemlisi, filmin taşıdığı eleştirel boyut... Kısa dokunuşla da verilen, ses yıldızının çevresinin giderek aile ilişkilerinin bile yapaylığı ilginç... Ama asıl önemli olan, final sahnesi. Bu sahnede, "haydut, namus düşmanı" gibi sloganlarla kendisine karşı kışkırtılan bir topluluğun elinden kurtulmak için bir tek silah kullanıyor Ali; onlara tomar tomar para atıyor. Ve tüm kızgınlık, kışkırtılmışlık, para hırsına banknotları yakalama çabasına dönüşüyor. Sinemamızda, giderek dünya sinemasında insan doğası üstüne yapılmış en güçlü eleştirilerden birini içeren bir sahne bu.... Ve "İstasyon" bu nefis bölümle noktalanırken, günümüz-de artık eleştirel bir boyut taşımayan bir sanat yapıtının başarıya erişemiyeceğini bir kez daha düşünü-yorsunuz. . "İstasyon", tüm kusurlarına karşın görülmesi gereken bir yerli film. “Atilla Dorsay, “Sinemamızın Umut Yılla-rı” syf, 226

İKİMİZ DE SEVDİK (1977)


Senaryo ve Yönetmen: Yücel Uçanoğlu “Sokak Meleği” isimli bir İtalyan Çizgi romandan uyarlama
Kameraman : Dinçer Önal
Yapım: Gaye Film/Erdoğan Tilav

Oyuncular: Arzu Okay (İpek), Salih Güney (Sedat), Seyhan Karabay (Tunç), Kenan Pars (Kenan), Necla Soylu (Sevim), Nizam Ergüden (Fabrika Şefi), İbrahim Uğurlu (Tecavüzcü), İbrahim Kurt (tecavüzcü), Yusuf Çetin (tecavüzcü), Diler Saraç, Nilgün Ceylan, Remziye Fırtına, Nermin Özses

Konu: Filme, seks filmi demeye bin şahit ister. Tam bir Yeşilçam melodramı. Araya iki yatak atılmış hepsi bu. işte böylesine masum bir filmde Arzu'nun kaza eseri görünen pussy'sinin dışında onu seks filmleri kategorisine sokmamız imkansız neredeyse.

Arzu mini etek giydiği için mahalleden kovulur. Üstelik bunu kadınlar yapar. O, kocalarını baştan çıkaran bir orospudur. iki genç kız (kız arkadaşı var) yeni bir semte taşınırlar. İş ararlar, bulurlar. Böylesine güzel kızlara kim iş vermez ki? Ama hikaye işte burada başlıyor: Zengin patronlar fakir tezgahtarları ya da sekreterlerini mutlaka s.k teorisi.

Arzu bir 'butique'de iş bulmuştur, kız arkadaşı da bir triko fabrikasında sekre-terdir. Arzu yaşlı patronunun tacizlerinden bıkmıştır (Kenan Pars) işi bırakır. Kız arkadaşı ile patronu (Salih Güney) arasında da bir mevzu başlamıştır. Arzu'nun saf kız arkadaşı hayatının hatasını yapar ve Arzu'yu kendi fabrikasına iplikçi kız olarak alır. Ustabaşı şaşı göz bunu hemen ima eder; "Hayret, siz bu güzellikle ...". Salih Güney'in gözünden kaçmaz bu. Güzellik avantaj mıdır, yoksa bela mı? Ustabaşı şaşı beş haklı çıkar "Hayret siz bu güzellikle ... ". Salih önce gayet romantik öper kızı. Bu arada sekreter kızın pabucu dama atılmış-tır. Salih zengin ve güçlü bir adamdır, iktidarı vardır, tabi ki fakir kızları öpmeye hak kazanmıştır. Ustabaşı şaşı felekle haber yollar; "Patron seni kumaş deposunda bekliyor". Haydaa, niye odasın-da değil de kumaş deposunda bekli-yor? Fakir kız gitmek zorundadır. Gider ama oraya niye çağırıldığını da biliyordur aslında. "Rica ederim Sedat Bey bırakın" demesi abestir. Olanlar olur, kumaş kolilerinin üstünde o artık kült filmin tarihine geçecek sahne başlar. Arzu bekaretini patronuna teslim eder. (Sanki başka seçeneği mi var?).

Bu arada sekreter kız Salih tarafından horlanmaktadır. Sekreter kız "İstanbul Festivali'ne iki bilet aldım" der. Salih ilgilenmez. Bu arada İstanbul Festivali'nde neye bilet almıştır? Bale mi, opera mı, tiyatro mu, konser mi? Arzu kız arkadaşı ve ev arkadaşı kızın, patron Salih'i sevdiğini öğrenir. Fedakarlık yapıp evi ve işi terk eder. Patron ustabaşı şaşı göze "Git Arzu'yu kumaş deposuna çağır" der. Şaşı Arzu'nun ayrıldığını söyler. Salih sinirinden şaşıyı ayıklar. Şaşının gözleri yerinden çıkar, biraz düzelir.

Patron Salih vefasız bir adamdır, Arzu'yu çabuk unutur. Tekrar sekreteriyle takılır. Arzu da eski bunak, moruk, zengin patronunun metresi olur. Bunu zengin morukla sevişirlerken de belli eder, orgazm taklidi yapar. Patron Salih ve sevgilisi (sekreteri) İstanbul Festival'i diye yanlışlıkla bir gece kulübü ne giderler. Fakat tesadüf bu ya o akşam Arzu ve bunak, zengin moruk da oradadır. Arzu yıkılır. Salih "değmezmiş" der.
Arzu bir gün eve erken gider ve bunak, zengin moruğu yatakta başka bir kadınla yakalar. Yakalanan kadın (Nilgün Ceylan) bütün filmlerde hep aynı sahnede oynamakta, aynı biçimde sevişmekte ve aynı biçimde yakalanmaktadır.
Arzu tecavüz edilecekken iyi bir adam tarafından kurtarılır ve bu adamla birlik-te olur. Evleneceklerdir. Adam (Seyhan Karabay) abisinin evine yemeğe davetlidir. Arzu'yu da götürür. Fakat ne o ... Bu Salih Güney ve sekreterinin evidir. Onlar evlenmişler ve doğru yolu bulmuşlardır. Arzu ve Seyhan içeri girer girmez kamera zum hareketlerine başlar, herkes şoktadır. Salih erkek kardeşi Seyhan'a "Bu kadın ... " diye başlayan cümleler kurar. Burada demek istediği "Bu kadının kumaş deposundaki sahnede en mahrem yeri göründü, kahpe kadın bunu bilerek yaptı" demek istemektedir. Arzu evi terk eder ve bir uçurumun kenarında görürüz onu. Seyhan bunu gazeteden okur. intihar etmiştir. Filmin sonunda "SON" yazar.”Osman Cavcı, “Yanlış Anlaşılmış Filmler” ”